
TYT Matematikte temeli zayıf olan bir öğrenci için en zor kısım çoğu zaman konu çalışmak değil, nereden başlayacağını bilememek, ilk testte çok fazla yanlış görünce moralini hızlıca kaybetmek ve "Ben matematiği yapamıyorum" cümlesini gerçek sanmaya başlamaktır; oysa bu cümle çoğu zaman bir yetenek yargısı değil, yanlış başlangıç sırası, eksik ön öğrenme, plansız soru çözümü ve hataları analiz etmeden ilerleme alışkanlığının sonucudur. Bu yüzden bu yazıda TYT Matematikte temeli zayıf olan bir öğrencinin nasıl başlaması gerektiğini, hangi konuları hangi sırayla ele almasının daha sağlıklı olacağını, konu anlatımı ile soru çözümü arasındaki dengeyi nasıl kuracağını, denemeye ne zaman geçeceğini ve en önemlisi matematiğe karşı içindeki mesafeyi nasıl yavaş yavaş güvene çevireceğini oldukça pratik, samimi ve uygulanabilir bir dille anlatmak istiyorum; çünkü matematik çalışmak aslında kocaman bir binayı tek hamlede dikmek değil, önce sağlam zemini oluşturup sonra her gün bir tuğla daha koyarak ilerlemektir.
TYT Matematikte temeli zayıf olan bir öğrencinin ilk hedefi hemen zor kaynak bitirmek, günde yüzlerce soru çözmek ya da sosyal medyada gördüğü "30 günde 30 net" gibi iddialı programlara kapılmak olmamalı; ilk hedef, matematik dilini yeniden kurmak, temel işlemleri güvenli hale getirmek, her soruda paniğe kapılmadan ne istendiğini okuyabilmek ve küçük ama düzenli ilerlemelerle beynine "Ben bu işi öğrenebilirim" mesajını vermek olmalıdır. Çünkü TYT Matematik, yalnızca formül bilmekten ibaret değildir; ÖSYM'nin yayımladığı güncel sınav materyallerine bakıldığında TYT'nin temel yeterlilikleri ölçen bir sınav olduğu, yani öğrenciden işlem becerisiyle birlikte yorumlama, dikkat, okuduğunu anlama ve zaman yönetimi beklediği açıkça görülür; bu nedenle çalışmaya başlamadan önce ÖSYM TYT soru kitapçıkları üzerinden sınavın mantığını görmek, "Bu sınav bana ne soruyor?" sorusuna cevap vermek açısından çok kıymetlidir.
Burada öğrencinin kendisine sorması gereken ilk soru "Ben kaç net yapmalıyım?" değil, "Ben hangi temel taşlarda takılıyorum?" sorusudur; çünkü işlem önceliği, kesirler, rasyonel sayılar, üslü ve köklü ifadeler, basit denklemler, oran orantı, problemleri okuma ve tablo yorumlama gibi alanlarda açıklık varsa, üstüne kuracağın her konu biraz sallantıda kalır, tıpkı zemini sağlam olmayan bir masanın üzerine ne kadar güzel kitaplar koyarsan koy bir süre sonra dengesini kaybetmesi gibi. Bu noktada Ders Kafası gibi öğrencinin seviyesine göre düzenli ilerlemeyi önemseyen yayın ve çalışma kültürleri, özellikle temeli zayıf olan öğrenciler için yalnızca kaynak seçimi değil, çalışma davranışı oluşturma açısından da destekleyici bir başlangıç alanı sunar.
TYT Matematikte sık yapılan hatalardan biri, temeli zayıf bir öğrencinin orta veya ileri seviye bir öğrencinin programını aynen kopyalamasıdır; oysa 20 net civarında olan bir öğrenciyle 3 net civarında olan öğrencinin ihtiyacı aynı değildir, çünkü biri eksiklerini kapatarak hız kazanmak isterken diğeri önce matematiğin alfabesini yeniden öğrenmek zorundadır. Temeli zayıf öğrenci için ilk aşamada "çok soru" değil, doğru sırada az ama anlaşılmış soru daha değerlidir; orta seviye öğrenci konu çalışmasını kısa tutup daha fazla karma test çözebilirken, temeli zayıf öğrenci aynı anda hem konu öğrenmeye hem temel işlem alışkanlığı kazanmaya hem de soru dilini çözmeye çalıştığı için daha yumuşak, daha sabırlı ve daha basamaklı bir plana ihtiyaç duyar.
| Öğrenci Durumu | İlk Hedef | Çalışma Şekli | En Büyük Risk |
|---|---|---|---|
| Temeli çok zayıf | İşlem güveni kazanmak ve temel kavramları oturtmak | Kısa konu anlatımı, çözümlü örnek, kolay test, hata defteri | Zor kaynakla başlayıp motivasyon kaybetmek |
| Başlangıç seviyesi | Konu sırasını koruyarak düzenli soru çözmek | Kazanım odaklı testler ve haftalık tekrarlar | Tekrar yapmadan hızlı ilerlemek |
| Orta seviye | Hız, dikkat ve yeni nesil soru yorumu geliştirmek | Karma testler, branş denemeleri, süreli çözüm | Yanlış analizini ihmal etmek |
| İyi seviye | Netleri sabitlemek ve zor sorularda strateji geliştirmek | Deneme analizi, seçici soru çözümü, zaman yönetimi | Kolay sorularda dikkatsizlik yapmak |
Bu tabloyu özellikle ekledim çünkü öğrenciler çoğu zaman kendilerini yanlış kategoriye koyuyor; örneğin işlem hatası yapan, kesirlerde zorlanan, denklemi görünce gerilen bir öğrenci, yalnızca "Ben problem çözeyim, TYT zaten problem ağırlıklı" diyerek başlarsa kısa sürede tıkanır, çünkü problemler aslında temel kavramların günlük hayat cümleleriyle birleşmiş halidir ve sen temel kavramı kurmadan problem çözmeye çalıştığında, elinde haritası olmayan bir şehirde adres arıyormuş gibi hissedersin. Bu yüzden çalışma başlangıcında matematik kategorisindeki kaynakları seviyeye göre incelemek, TYT AYT mezun hazırlık ürünleri üzerinden sınav dönemine uygun materyalleri görmek ve çok satan sınav hazırlık kitapları arasında öğrencinin seviyesine uygun seçenekleri ayırmak çok daha bilinçli bir başlangıç sağlar.
TYT Matematikte temeli zayıf olan bir öğrenci için ilk dört hafta, net patlaması beklenen bir dönem değil, zemin atma dönemi olarak düşünülmelidir; bu dönemde amaç her konuyu bitirmek değil, matematikten kaçma refleksini azaltmak, defterin başına oturduğunda ne yapacağını bilmek, kolay sorularda başarı hissi kazanmak ve hata yaptığında kendini yargılamak yerine hatanın sebebini bulmaktır. İlk hafta temel kavramlar, işlem önceliği, pozitif ve negatif sayılar, kesirler, ondalık sayılar ve basit denklem mantığıyla başlamalı; ikinci hafta rasyonel sayılar, üslü ifadeler, köklü ifadelerin en temel halleri ve çarpanlara ayırmaya hazırlık yapılmalı; üçüncü hafta oran orantı, yüzde problemleri, sayı problemlerine giriş ve tablo okuma çalışılmalı; dördüncü hafta ise bu konular karıştırılarak mini tekrar testleri ve çok basit süreli denemelerle öğrencinin öğrenme kalıcılığı ölçülmelidir.
Burada özellikle "öğrenme kalıcılığı" dememin sebebi şu; bir konuyu izlediğin anda anlamış olman, sınavda o konuyu çözebileceğin anlamına gelmez, çünkü öğrenme yalnızca bilgiyi görmekle değil, bilgiyi tekrar çağırmakla güçlenir; bilişsel psikoloji alanında sıkça vurgulanan retrieval practice yaklaşımı, yani bilgiyi aktif olarak hatırlama çalışmaları, uzun vadeli kalıcılık için tekrar tekrar okumaktan daha etkili sonuçlar verebilir, ayrıca spacing effect araştırmaları da çalışmayı tek güne sıkıştırmak yerine aralıklı tekrarlarla yaymanın hafızayı daha güçlü desteklediğini gösterir; bu yüzden temeli zayıf öğrenci her gün uzun saatler çalışmak zorunda değildir, ama her gün küçük bir matematik teması kurmak zorundadır.
Başlangıç sırası kişiden kişiye değişebilse de temeli zayıf öğrenciler için genel olarak en sağlıklı sıra, işlem becerisinden problem becerisine doğru ilerleyen bir merdiven gibidir; önce temel kavramlar, sayı kümeleri, işlem önceliği, bölme bölünebilme, asal sayılar, ebob ekok, rasyonel sayılar, basit eşitsizlikler ve mutlak değer gibi konularla matematiğin diline alışmak gerekir, ardından üslü ve köklü ifadeler, çarpanlara ayırma, oran orantı, yüzde, kar zarar, yaş, hareket, işçi ve karışım problemleri gibi problem alanlarına geçmek daha verimli olur. Çünkü problem çözmek, yalnızca soru metnini okumak değil, metnin içinden matematiksel ilişkiyi çekip çıkarabilmektir; bunu yapabilmek için de önce sayılarla rahat ilişki kurmak gerekir.
Bir öğrencinin "Ben problemleri hiç yapamıyorum" dediğini düşünelim; çoğu zaman gerçek sorun problem konusu değil, problemde geçen oranı kuramamak, yüzdeyi yorumlayamamak, bilinmeyen seçememek veya basit denklemi yazdıktan sonra işlemde hata yapmaktır; yani problem başlığı görünen buzdağının üst kısmıdır, asıl mesele altta kalan temel kavramlardır. Bu yüzden genç öğrencilere yönelik sınav hazırlık seçenekleri incelenirken yalnızca kitap adını değil, kitabın konu sırası, soru geçişleri, örnek çözüm dili ve kolaydan zora ilerleyip ilerlemediği de dikkate alınmalıdır; ayrıca yeni nesil matematik soru yaklaşımı daha önce LGS döneminden gelen öğrenciler için TYT'ye geçişte önemli bir köprü oluşturabilir, çünkü yorumlama ve işlem dengesini erken dönemde görmek öğrencinin soru diline alışmasını kolaylaştırır.
Temeli zayıf öğrencilerin en çok sorduğu sorulardan biri "Önce konu mu çalışayım, yoksa soru çözerek mi öğreneyim?" sorusudur ve burada en doğru cevap aslında ikisinin dengeli kullanılması gerektiğidir; sadece konu videosu izleyen öğrenci pasif öğrenmede kalabilir, sadece soru çözen öğrenci ise bilmediği şeyi tahmin ederek ilerlediği için gereksiz zorlanabilir. Bu yüzden en sağlıklı yöntem, önce kısa ve sade konu anlatımı, hemen ardından çözümlü örnek, sonra kolay test, sonra yanlış analizi, ardından aynı konudan birkaç gün sonra tekrar testi şeklinde ilerlemektir; eğitim araştırmalarında worked examples olarak bilinen çözümlü örneklerle öğrenme yaklaşımı, özellikle yeni başlayan öğrencilerde zihinsel yükü azaltarak adım adım öğrenmeyi kolaylaştırabilir.
Burada küçük bir anekdot paylaşmak isterim. Sınava hazırlık sürecinde sık gördüğümüz öğrenci tiplerinden biri, ilk gün büyük bir motivasyonla üç saat konu videosu izleyen, defterini rengarenk hazırlayan, ama ertesi gün soru çözmeye gelince "Ben hiçbir şey anlamamışım" diyerek moral kaybeden öğrencidir; aslında sorun anlamamak değil, öğrendiğini aktif kullanmaya geçmemektir, çünkü matematik izlenerek değil, elde kalemle, yanlış yaparak, yanlışın sebebini bularak ve aynı mantığı birkaç gün sonra tekrar çağırarak gelişir. İşte bu yüzden Ders Kafası ile plan yaparken öğrencinin yalnızca konu başlığına değil, her konunun ardından ne kadar pratik yapacağına, yanlışlarını nereye yazacağına ve haftalık tekrarını nasıl yöneteceğine de odaklanması gerekir.
Baslangic Seviyesi Ogrenci Icin Gunluk Matematik Akisi
Kisa konu tekrari
|
2 veya 3 cozumlu ornek inceleme
|
10 kolay soru cozme
|
Yanlislari sebebine gore ayirma
|
Ayni konudan 5 benzer soru daha cozme
|
Ertesi gun 10 dakikalik mini tekrar
|
Hafta sonunda karma tekrar testi
Bu diyagramdaki akış basit görünebilir, ama düzenli uygulandığında temeli zayıf öğrenci için çok güçlü bir alışkanlık oluşturur; çünkü beyin her gün aynı düzeni gördüğünde çalışmaya başlama direnci azalır, öğrenci "Bugün ne yapacağım?" diye düşünmek yerine doğrudan ilk adıma geçer, bu da matematikle kurulan duygusal mesafeyi azaltır. Ayrıca bu akışta yanlışlar düşman değil, yol tabelasıdır; yanlışın "konuyu bilmiyorum", "işlem hatası yaptım", "soruyu yanlış okudum", "formülü hatırlamadım", "zaman baskısıyla panikledim" gibi sebep başlıklarına ayrılması, öğrencinin gerçek eksiklerini görmesini sağlar.
TYT Matematikte temeli zayıf olan öğrenciler genellikle yanlışlarını hızlıca geçme eğilimindedir, çünkü yanlış görmek moral bozabilir; fakat yanlış analizi yapılmadan çözülen her test, sadece sayfa doldurmak anlamına gelir ve öğrencinin gelişimini sınırlayabilir. Bu nedenle her testten sonra yanlış sorular mutlaka üç aşamada incelenmelidir: önce soru tekrar okunmalı, sonra çözümün hangi adımda bozulduğu bulunmalı, en sonunda da aynı mantıkta yeni bir soru çözülmelidir; çünkü beynin "Ben bu hatayı bir daha yapmayacağım" demesi için yalnızca doğru cevabı görmek yetmez, aynı beceriyi yeniden denemesi gerekir.
Matematik eğitiminde problem çözmenin yalnızca sonuç bulma değil, akıl yürütme, bağlantı kurma ve temsil becerisi geliştirme süreci olduğu uzun zamandır vurgulanır; örneğin problem solving yaklaşımı, matematik öğreniminde öğrencinin yalnızca işlem yapmasını değil, karşılaştığı durumu anlamlandırmasını da merkeze alır; bu yüzden TYT Matematikte temeli zayıf olan öğrenci "Ben bu soruyu neden yanlış yaptım?" sorusunu ne kadar sık sorarsa, gerçek gelişim de o kadar görünür hale gelir.
Burada en önemli içgörü şu: Matematikte temeli zayıf olmak, öğrencinin matematiğe uygun olmadığı anlamına gelmez; çoğu zaman öğrenci geçmiş yıllarda bir konuyu kaçırmış, sonra o konu başka konuların içinde tekrar karşısına çıkmış, ardından yeni eksikler birikmiş ve en sonunda matematik gözünde büyük, karmaşık ve yaklaşılması zor bir dağa dönüşmüştür. Oysa dağa bakıp korkmak yerine patikayı bulmak gerekir; patika da temel kavramlardan başlamak, her gün küçük pratik yapmak, yanlışları düzenli analiz etmek, kolay soruları küçümsememek ve kademeli olarak orta seviye sorulara geçmektir.
Bu noktada öğrencinin kendisine şefkatli ama disiplinli davranması gerekir; yani "Ben zaten yapamıyorum" demek yerine "Ben şu anda başlangıç seviyesindeyim ve doğru sırayla ilerlersem gelişebilirim" demek çok daha sağlıklı bir iç konuşmadır. Matematikte özgüven, çözülmüş soruların birikmiş hatırasıdır; bugün çözdüğün 10 kolay soru, yarın orta seviyeye geçerken beynine destek olur, bugün tuttuğun hata defteri, iki hafta sonra aynı yanlışı fark etmeni sağlar, bugün yaptığın mini tekrar, sınav haftasında sana sakinlik olarak geri döner.
Aşağıdaki örnek plan, günde ortalama 60 ile 90 dakika ayırabilen ve temeli zayıf olan bir öğrenci için hazırlanmıştır; süreler öğrencinin okul, kurs, iş veya diğer ders yoğunluğuna göre değişebilir, fakat mantık aynı kalmalıdır: az ama düzenli çalışma, kolaydan zora ilerleme, yanlış analizi ve haftalık tekrar.
| Gün | Çalışma Odağı | Uygulama |
|---|---|---|
| Pazartesi | Temel kavramlar ve işlem önceliği | Kısa konu, 20 kolay soru, yanlış analizi |
| Salı | Kesirler ve rasyonel sayılar | Çözümlü örnek, 25 soru, 5 tekrar sorusu |
| Çarşamba | Üslü ifadelerin temeli | Konu özeti, 20 soru, hata defteri |
| Perşembe | Köklü ifadelerin temeli | Basit örnekler, 20 soru, benzer soru çözümü |
| Cuma | Oran orantı ve yüzde | Günlük hayat örnekleri, 25 soru |
| Cumartesi | Karma tekrar | 40 soruluk konu karması ve analiz |
| Pazar | Hafif tekrar ve plan yenileme | Yanlış defteri okuma, 15 mini tekrar sorusu |
Bu programda dikkat edilmesi gereken en önemli şey, öğrencinin kendini bir haftada kanıtlamaya çalışmamasıdır; özellikle temeli zayıf olan öğrencilerde ilk haftalarda net artışı yerine "daha az korkuyorum", "soruyu daha iyi okuyorum", "işlem hatamı fark ettim", "kolay soruları artık kaçırmıyorum" gibi küçük kazanımlar çok değerlidir, çünkü bu kazanımlar bir süre sonra nete dönüşür. Ayrıca öğrencinin kaynak seçerken satış noktaları ve mağaza bilgileri üzerinden ulaşılabilir seçenekleri kontrol etmesi, TYT paragraf pratikleri ile problem okuma becerisini desteklemesi ve TYT Türkçe soru çalışmaları sayesinde uzun problem metinlerinde dikkatini güçlendirmesi oldukça faydalı olur.
Temeli zayıf olan öğrenciler denemeden tamamen kaçmamalı, ama denemeyi de ilk günden moral ölçme aracına dönüştürmemelidir; çünkü erken dönemde tam TYT denemesi çözmek bazı öğrencilerde "Ben hiçbir şey bilmiyorum" hissini artırabilir, bu yüzden ilk aşamada konu testleri, ardından mini karma testler, sonra 20 soruluk temel matematik denemeleri, en son da süreli TYT matematik branş denemeleri daha sağlıklı bir sıra oluşturur. Deneme çözmeye başlamak için tüm konuların bitmesini beklemek gerekmez, fakat en azından temel kavramlar, rasyonel sayılar, üslü köklü ifadelerin temel mantığı, oran orantı ve basit problemler konusunda bir başlangıç güveni oluşması iyi olur.
Denemelerde amaç yalnızca net saymak olmamalıdır; her deneme sonrasında boş bırakılan sorular, yanlış yapılan sorular, çok zaman harcanan sorular ve dikkatsizlikten kaçan sorular ayrı ayrı incelenmelidir; böylece öğrenci hangi konuyu bilmediğini, hangi konuyu bildiği halde uygulayamadığını, hangi soruda okuma hatası yaptığını ve hangi noktada süre kaybettiğini görür. Bu analiz alışkanlığı oluştuğunda Ders Kafası üzerinden seçilen kaynaklar da daha bilinçli kullanılır, çünkü öğrenci artık rastgele soru çözemek yerine kendi eksik haritasına göre çalışır.
Bu süre öğrencinin günlük çalışma düzenine, önceki eksiklerinin derinliğine ve yanlış analizini ne kadar düzenli yaptığına göre değişir; ancak temeli zayıf bir öğrenci 6 ile 8 haftalık düzenli çalışmada kolay soruları daha güvenli çözmeye, 3 ile 4 aylık disiplinli çalışmada ise temel konulardan gelen netlerini daha görünür biçimde artırmaya başlayabilir.
Başlangıç seviyesinde önemli olan sayı değil, sorunun anlaşılmasıdır; ilk etapta günde 20 ile 40 arası kaliteli, seviyeyle uyumlu ve analiz edilmiş soru, rastgele çözülmüş 100 sorudan daha verimli olabilir, çünkü temeli zayıf öğrenci için her soru bir öğrenme fırsatıdır.
Problemlere geçmek için tüm temel konuların memnuniyetle bitmesi gerekmez, fakat rasyonel sayılar, oran orantı, yüzde, basit denklem kurma ve işlem önceliği konusunda en azından başlangıç güveni oluşmalıdır; aksi halde öğrenci problem sorusunda asıl takıldığı yerin metin mi, işlem mi, denklem mi olduğunu ayırt edemez.
Zor kaynaklar tamamen kötü değildir, fakat başlangıçta doğru tercih olmayabilir; önce kolay ve orta seviyede mantığı oturtmak, ardından seçilmiş zor sorulara geçmek daha sağlıklıdır, çünkü sürekli yapamadığı sorularla karşılaşan öğrenci öğrenmeden önce motivasyonunu kaybedebilir.
Video izlemek konuyu tanımak için faydalıdır, ancak tek başına yeterli değildir; öğrenci videodan sonra mutlaka kendi kalemiyle soru çözmeli, yanlışlarını incelemeli ve birkaç gün sonra aynı konudan mini tekrar yapmalıdır, çünkü matematik öğrenimi aktif uygulama ister.
Doğrudan problemlere başlamak bazı öğrenciler için çekici görünse de temeli çok zayıf bir öğrenci önce işlem becerisi, kesirler, oran orantı, yüzde ve basit denklem kurma gibi alanlarda güven kazanmalıdır; çünkü problemler bu temel becerilerin soru metni içine yerleştirilmiş halidir.
Evet, fakat defter tutmak tüm konu anlatımını uzun uzun geçirmek anlamına gelmemelidir; formül, kısa not, örnek soru tipi, sık yapılan hata ve kendi cümlenle yazılmış küçük açıklamalar daha kullanışlıdır, çünkü sınava yakın dönemde hızlı tekrar için sade defter çok daha değerlidir.
Yanlış defteri doğru kullanılırsa çok işe yarar; yalnızca soruyu kesip yapıştırmak yerine hatanın sebebini yazmak, benzer bir soru çözmek ve bir hafta sonra aynı mantığı tekrar etmek gerekir, böylece yanlış defteri pasif bir arşiv değil, aktif bir öğrenme aracına dönüşür.
Netler artmıyorsa yalnızca daha fazla soru çözmeye çalışmak yerine son iki haftanın yanlışlarını incelemek gerekir; eğer yanlışların çoğu işlem hatasıysa temel işlem tekrarı, konu eksikliği ise konuya dönüş, süre sorunuysa mini deneme, okuma hatasıysa problem metni analizi yapılmalıdır.
Motivasyonu yalnızca büyük hedeflere bağlamak yerine günlük küçük kazanımlara bağlamak gerekir; bugün 15 soruyu anlayarak çözmek, dün yapamadığın bir konudan 5 doğru çıkarmak, yanlışını fark etmek ve haftalık tekrarını tamamlamak da başarıdır, çünkü matematikte büyük sıçrama çoğu zaman küçük adımların birikimiyle gelir.
TYT Matematikte temeli zayıf olan bir öğrenci için en doğru başlangıç, kendini başkalarıyla kıyaslamadan, kolay soruları küçümsemeden, konu sırasını bozmadan, yanlışlarını saklamadan ve her gün küçük bir çalışma ritmi oluşturarak ilerlemektir; çünkü matematik, bir anda açılan sihirli bir kapıdan çok, her gün biraz daha aydınlanan uzun bir koridor gibidir. İlk günlerde yapılan kolay sorular, tutulan hata notları, izlenen kısa konu anlatımları, çözülen basit problemler ve hafta sonu tekrarları bir araya geldiğinde öğrenci yalnızca net artırmaz, aynı zamanda matematiğe karşı daha sakin, daha dirençli ve daha özgüvenli bir bakış geliştirir.
Bu süreçte Ders Kafası ile kaynak seçerken seviyeye uygunluğu, konu sırasını, soru geçişlerini ve tekrar imkânını dikkate almak; TYT farklı ders kaynakları ile genel sınav dengesini korumak; mezun öğrenciler için TYT AYT hazırlık bölümünü düzenli incelemek ve Ders Kafası çalışma anlayışını yalnızca kitap almak değil, planlı öğrenme kültürü oluşturmak olarak görmek öğrencinin yolunu kolaylaştırır. Unutma, TYT Matematikte temel zayıflığı kalıcı bir etiket değil, doğru planla güçlenebilecek bir başlangıç seviyesidir; bugün nerede olduğun önemli, ama asıl belirleyici olan yarından itibaren hangi düzenle devam ettiğindir.

LGS Öğrencileri İçin Sabah mı Akşam mı Ders Çalışmak Daha Verimli? sorusunun yanıtını bu yazımızda bulabilirsiniz.
Devamını oku >
Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, 3, 4 ve 5 yaş okullaşma oranlarına ilişkin, "Yılın sonunda bu oranları çok daha yüksek noktalara taşıyıp, özellikle 5 yaşı yüzde 100'e tamamlayıp, 3 ve 4'ü de önemli oranda arttırarak OECD ortalamasına inşallah yaklaştırmı
Devamını oku >
Olumsuz hava koşulları ve lodos nedeniyle bugün Kocaeli, Bursa, Sinop, Tekirdağ, Düzce, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Bartın ve Sakarya'da da yüz yüze eğitimin bir gün süreyle tatil edildiği açıklandı. Kaynak: 10 ilde daha okullar tatil edildi.
Devamını oku >
Milli Eğitim Bakanlığı, bazı vekillerin ücretli öğretmen ve aldıkları ücretle ilgili verilen yazılı soru önergesini cevapladı.
Devamını oku >
YÖK, 193 üniversiteye ait 2020 yılı üniversite izleme ve değerlendirme raporlarını yayımladı.
Devamını oku >
24 Kasım Öğretmenler Günü tüm yurtta coşkuyla kutlanıyor. Tüm illerde ve bütün eğitim kademelerinde yapılan farklı etkinlikler, renkli görüntülere sahne oldu. Öğretmenlere olan sevginin anlatıldığı şiirlerin okunduğu, çiçeklerin verildiği 24 Kasım Öğretme
Devamını oku >
Milli Eğitim Bakanı Özer, "Türkiye tarihinde ilk kez öğretmenler kapsamlı ve bütüncül bir meslek kanununa kavuşmuş olacaklardır. Öğretmenlik Meslek Kanunu sayesinde, öğretmenlik bir kariyer mesleği olarak tanımlanabilecek, adaylık, öğretmenlik, uzman öğre
Devamını oku >


MEB, lise öğrencilerine yönelik 15 bin sorudan oluşan Mobil Soru Bankası uygulamasının erişime açıldığını duyurdu.
Devamını oku >
Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi işbirliği ile Tuzla Belediyesi ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen “DijiAile - Ailede Dijital Dönüşüm” projesi kapsamında yapılan dijital seminerler devam ediyor. 8 haftalık eğitim so
Devamını oku >
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) adaylarından T.C. kimlik kartı ve e-Devlet şifresi olanların, başvuru merkezlerine gitmeden e-Devlet üzerinden sınav başvurularını yapabileceklerini açıkladı.
Devamını oku >
Son Dakika Haberi… Ara tatil döneminin sonlarına gelinirken, okullar ne zaman açılacak sorusu gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Öğrenciler başta olmak üzere, aileler yüz yüze eğitimin ne zaman başlayacağını merakla bekliyordu. Bilindiği üzere pande
Devamını oku >
2018-2020 yıllarındaki Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı'na katılanlar arasından yapılacak 500 engelli öğretmen ataması için ön başvurular 1-5 Şubat'ta alınacak.
Devamını oku >
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), 6-9 yaş grubu çocuklara ilk yardım eğitimi vermek için 'İlk Yardım Okulu: Kahramanlar İş Başında' adlı bir kitap hazırladı. Kitabın tanıtımını yapan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "Bu eğitimin çocuk yaşlarda başlamasının ço
Devamını oku >
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, ocak ayı bitmeden 500 bin tabletin dağıtımını tamamladıklarını belirterek, "Yeni hedefimiz, Şubatta 100 bin tableti daha çocuklarımıza ulaştırmak" dedi.
Devamını oku >
Ankara'da bir grup öğrenci, Almanya'da Covid-19 için aşı geliştiren BionTech firmasının kurucuları Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci'ye teşekkür mektupları yazdı. Öğrencilerden Esmanur Türkmen de Şahin ve Türeci'ye aşıyı geliştirdikleri için te
Devamını oku >
Son dakika... Yaklaşık 18.5 milyon öğrenci için yarıyıl tatili bugün başlıyor. Nisan ara tatilinin de yarıyıl tatiline eklenmesiyle öğrenciler 15 Şubat Pazartesi gününe kadar tatil yapacak. Pandemi nedeniyle uzun bir süredir evde uzaktan eğitim gören öğre
Devamını oku >
Yurt genelinde milyonlarca öğrenci ara tatilde bulunurken okullar ne zaman açılacak sorusunun yanıtı da merak konusu oldu. Öyle ki, konuya yönelik son dakika haberleri yakından takip ediliyor. Öğrenciler ve velileri, ikinci dönemde okulların açılacağı tar
Devamını oku >© 2020 Ders Kafası Tüm hakları saklıdır.