Yeni eğitim döneminin yaklaşması öğrenciler için yalnızca yeni defterlerin, kitapların ve okul çantasının hazırlanacağı birkaç günlük bir süreç değildir; yaz tatilinde değişen uyku düzeninden ders çalışma alışkanlıklarına, yeni sınıf seviyesinin getireceği akademik beklentilerden arkadaşlık ilişkilerine, sınav hedeflerinden günlük sorumluluklara kadar birçok alanın yeniden düzenlenmesi gerektiği için aslında öğrencinin bütün yılını etkileyebilecek önemli bir geçiş dönemidir. Özellikle uzun tatilden sonra bir anda yoğun ders programına dönmek, ilk haftadan onlarca hedef belirlemek ve önceki dönemde yapılamayan her şeyi aynı anda telafi etmeye çalışmak öğrencinin motivasyonunu yükseltmek yerine tam tersine daha ilk haftalarda zihinsel olarak yorulmasına neden olabilir. Bu nedenle Ders Kafası olarak yeni döneme hazırlığın “Bu yıl çok çalışacağım” şeklindeki genel bir karardan ibaret olmaması gerektiğini, öğrencinin uyku saatinden çalışma masasına, haftalık programından kaynak seçimine, küçük hedeflerinden dinlenme zamanına kadar uygulanabilir ve sürdürülebilir bir sistem oluşturmasının çok daha değerli olduğunu düşünüyoruz.
2026 ve 2027 eğitim öğretim yılı için Millî Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan resmî takvime göre birinci dönem 14 Eylül 2026 Pazartesi günü başlayacak ve 22 Ocak 2027 Cuma günü sona erecek, birinci dönem ara tatili 16 ile 20 Kasım 2026 arasında gerçekleştirilecek, yarıyıl tatilinden sonra ikinci dönem 8 Şubat 2027 tarihinde başlayacak ve eğitim öğretim yılı 25 Haziran 2027 Cuma günü tamamlanacak. Yeni dönemin başlangıç tarihini bilmek öğrencinin hazırlığını son iki güne sıkıştırmak yerine geriye doğru planlamasına imkân verir; örneğin okul başlamadan iki veya üç hafta önce uyku ve uyanma saatlerini düzenlemeye başlayan, ders çalışma masasını hazırlayan, geçen yıldaki eksiklerini belirleyen ve ilk ay için gerçekçi hedefler oluşturan öğrenci, okulun ilk günü geldiğinde bütün alışkanlıklarını sıfırdan değiştirmek zorunda kalmaz.
Yaz tatilinde öğrencinin uyuma, uyanma, yemek yeme, ekran kullanma ve boş zaman alışkanlıkları doğal olarak okul döneminden farklılaşabilir; bu nedenle eylül ayında alarmı bir anda birkaç saat erkene kurmak ve aynı gün yoğun bir çalışma programına başlamak çoğu öğrenci için sürdürülebilir değildir. Okula dönüşü bir düğmeye basarak gerçekleşen ani bir değişim yerine, hızını yavaş yavaş artıran bir tren gibi düşünmek daha doğrudur; tren ilk istasyondan çıkar çıkmaz maksimum hıza ulaşmaya çalışmaz, önce hareket eder, ritmini bulur ve ardından planlanan hızına çıkar. Öğrencinin yeni eğitim dönemindeki ilk hedefi de ilk günden maksimum performans göstermek değil, düzenli çalışabileceği ritmi oluşturmak olmalıdır.
| Hazırlık Alanı | Son Güne Bırakılan Yaklaşım | Sistemli Yaklaşım |
|---|---|---|
| Uyku düzeni | Okuldan bir gece önce erken yatmaya çalışmak | Bir veya iki hafta önceden uyuma ve uyanma saatini kademeli değiştirmek |
| Ders çalışma | İlk gün üç veya dört saatlik program hazırlamak | Kısa çalışma bloklarıyla başlayıp süreyi düzenli artırmak |
| Hedefler | “Bu yıl bütün derslerim çok iyi olacak” demek | Ders ve beceri bazında ölçülebilir hedefler belirlemek |
| Kaynak seçimi | Aynı anda çok sayıda kitap satın almak | Her kaynağın hangi amaçla kullanılacağını önceden belirlemek |
| Motivasyon | Her gün yüksek motivasyon beklemek | Motivasyon düşükken de uygulanabilecek küçük rutinler oluşturmak |
| Eksik konular | Bütün geçen yılı tekrar etmeye çalışmak | Gerçek eksikleri kısa değerlendirmelerle belirlemek |
Yeni eğitim yılına hazırlanırken öğrencilerin yaptığı en yaygın hatalardan biri, geçen yılın sonuçlarını değerlendirmeden yeni bir program oluşturmaktır. Oysa öğrencinin matematikte işlem hatası mı yaptığı, uzun problemlerde mi zorlandığı, Türkçede paragraf hızının mı düşük olduğu, İngilizcede kelime eksiğinin mi bulunduğu veya Sosyal Bilgilerde bilgiyi bilmesine rağmen yorum sorularında mı hata yaptığı belirlenmeden hazırlanan program herkes için aynı reçeteyi kullanan bir sisteme dönüşür. İlk birkaç gün içerisinde öğrencinin eski defterlerine, sınavlarına ve denemelerine bakarak üç başlık oluşturması yeterlidir: güçlü olduğum alanlar, geliştirmem gereken alanlar ve yeni dönemde devam ettirmek istediğim iyi alışkanlıklar.
Örneğin 7. sınıfa geçen bir öğrencinin geçen dönem matematik notları yüksek olduğu hâlde uzun paragraf sorularında zaman kaybettiğini fark etmesi, yeni dönem programına her gün iki saat matematik eklemek yerine düzenli okuma ve paragraf çalışması eklemesini gerektirebilir. Ben bu tür bir çalışma planı oluştururken öğrencinin yalnızca zayıflıklarına odaklanmasını da doğru bulmuyorum; çünkü “Neyi iyi yapıyorum?” sorusu motivasyon açısından en az eksikler kadar önemlidir. Öğrenci güçlü yönünü gördüğünde yeni hedeflere yalnızca açığını kapatması gereken biri olarak değil, zaten bazı yöntemleri başarıyla uygulayabilen biri olarak başlar.
Sınıf değişikliğine göre kaynaklarını planlamak isteyen öğrenciler 5. sınıf çalışma kaynaklarını, 6. sınıf ders kaynaklarını, 7. sınıf hazırlık kitaplarını veya sınav yılına giren öğrenciler 8. sınıf LGS kaynaklarını ayrı ayrı inceleyerek yeni sınıf düzeyindeki ders yapısını önceden görebilir.
“Matematikte başarılı olacağım”, “LGS'de yüksek puan alacağım”, “Bu dönem teşekkür belgesi alacağım” veya “İngilizcemi geliştireceğim” gibi hedefler öğrencinin yönünü belirleyebilir, ancak günlük hayatta ne yapması gerektiğini açıklamadıkları için tek başına çalışma programı oluşturmazlar. Hedefi uygulanabilir hâle getirmek için sonuç hedefinin altında davranış hedefleri bulunmalıdır. Örneğin “matematikte netimi yükseltmek istiyorum” hedefi, “haftada dört gün matematik çalışacağım, her hafta bir yanlış analizi yapacağım ve pazar günü eski yanlışlardan 10 soruyu tekrar çözeceğim” şeklinde davranışlara dönüştüğünde öğrenci ne yapacağını bilir.
2025 yılında yayımlanan öğrencilerde planlama ve çalışma davranışını inceleyen araştırmada, öğrencilerin ne zaman ve nerede çalışacaklarına ilişkin oluşturdukları planların niteliğinin çalışma davranışı açısından önemli olduğu gösterilmiştir. Bu yaklaşımı günlük yaşama uyarlamak oldukça kolaydır; “Akşam matematik çalışacağım” demek yerine “Akşam yemeğinden sonra saat 19.00'da çalışma masamda 30 dakika matematik problemleri çözeceğim” şeklinde açık bir plan oluşturmak, çalışmanın başlaması gereken anı daha görünür hâle getirir.
| Genel Hedef | Uygulanabilir Hedef |
|---|---|
| Kitap okuyacağım. | Her akşam yatmadan önce 20 dakika kitap okuyacağım. |
| Matematiğimi geliştireceğim. | Pazartesi, çarşamba, cuma ve pazar günleri 30 dakikalık matematik çalışma bloğu yapacağım. |
| İngilizce kelime öğreneceğim. | Her gün 10 yeni kelimeyi çalışacak, üç gün sonra eski kelimelerle birlikte yeniden test edeceğim. |
| Denemelerimi artıracağım. | Cumartesi sabahı bir deneme çözüp aynı gün yanlışlarımı analiz edeceğim. |
| Daha düzenli olacağım. | Her pazar akşamı gelecek haftanın görevlerini 15 dakikada planlayacağım. |
Yeni başlangıçların oluşturduğu heyecan öğrenciyi bir anda çok iddialı programlar hazırlamaya yöneltebilir; okuldan 16.00'da gelip 17.00 ile 22.00 arasında neredeyse hiç boşluk bırakmadan ders yazılan programlar kâğıt üzerinde etkileyici görünse de birkaç gün sonra uygulanamadığında öğrenci programın gerçekçi olmadığını düşünmek yerine kendisini disiplinsiz sanabilir. Oysa iyi program, boş zamanı olmayan program değil, gerçekten uygulanabilen programdır. İlk hafta öğrencinin okuldan dönüş, yemek, dinlenme, ödev, ders, aile ve kişisel zamanını gözlemlemesi, ikinci haftadan itibaren gerçek kapasitesine göre çalışma blokları oluşturması çok daha sağlıklı olur.
Ders Kafası yaklaşımında özellikle yeni dönemin ilk ayında “az ama devamlı” çalışma düzenini daha güçlü buluyoruz. Öğrenci ilk hafta günde 30 veya 40 dakikalık bağımsız çalışma yapabiliyorsa bunu küçümsememeli; iki hafta boyunca her gün sürdürülen 40 dakikalık çalışma, üç gün uygulanıp tamamen bırakılan üç saatlik programdan daha değerlidir.
Öğrenci bir konuyu pazar günü iki saat boyunca tekrar edip bir daha haftalarca görmediğinde kendisini o gün oldukça başarılı hissedebilir, ancak uzun süreli öğrenme açısından bilgiyi farklı günlerde yeniden hatırlamak daha önemlidir. Nature Reviews Psychology'de yayımlanan kapsamlı öğrenme değerlendirmesi, aralıklı çalışma ve retrieval practice olarak bilinen bilgiyi bellekten geri çağırma uygulamalarının çeşitli yaş ve eğitim ortamlarında öğrenmeyi destekleyen güçlü yöntemler olduğunu ortaya koymaktadır.
Bu nedenle yeni eğitim dönemindeki haftalık program sadece “yeni konu öğrenme” bloklarından oluşmamalıdır. Örneğin pazartesi öğrenilen konu salı günü beş dakikalık kısa hatırlamayla, perşembe günü birkaç soruyla ve hafta sonunda karışık bir testle yeniden kullanılabilir. Böylece öğrenci her hafta onlarca yeni bilgiyi zihnine yığmak yerine eski bilgilerle yeni bilgiler arasında bağlantı oluşturur.
ETKİLİ HAFTALIK ÖĞRENME DÖNGÜSÜ
Yeni konuyu öğren
↓
Aynı gün kısa uygulama yap
↓
1 veya 2 gün sonra cevaba bakmadan hatırla
↓
Yeni sorularda kullan
↓
Hafta sonunda eski ve yeni konuları karıştır
↓
Yanlışları belirle
↓
Gelecek haftanın planına eksikleri ekle
Yeni eğitim döneminin akademik hazırlığından söz ederken uykuyu ayrı bir yaşam konusu gibi değerlendirmek doğru değildir; çünkü dikkat, öğrenme, hafıza ve gün içindeki zihinsel uyanıklık doğrudan uyku düzeninden etkilenir. Yaz döneminde gece geç saatlere kadar uyanık kalmaya ve sabah geç kalkmaya alışmış bir öğrenciyi okuldan bir gün önce erken yatırmaya çalışmak genellikle yeterli olmaz, bu nedenle yatış ve kalkış saatlerini okul başlamadan önce birkaç gün boyunca aşamalı biçimde erkene çekmek daha uygulanabilir bir yöntemdir.
American Academy of Sleep Medicine'ın çocuk ve ergenler için uyku önerilerine göre 6 ile 12 yaş arasındaki çocukların düzenli olarak 9 ile 12 saat, 13 ile 18 yaş arasındaki gençlerin ise 8 ile 10 saat uyuması önerilmektedir. Bu nedenle yeni döneme hazırlık programına sabah alarmını ekleyip yatış saatini değiştirmemek doğru değildir; örneğin sabah 06.45'te kalkması gereken öğrencinin gece yarısından sonra uyumaya devam etmesi, çalışma programına fazladan ders eklemek uğruna temel öğrenme koşullarından birini zayıflatabilir.
Motivasyon çoğu öğrenci tarafından ders çalışmaya başlamadan önce gelmesi gereken güçlü bir istek olarak düşünülür, oysa günlük yaşamda öğrencinin her pazartesi, her sınav haftası ve her zor konu öncesinde yüksek motivasyon hissetmesi gerçekçi değildir. Daha sürdürülebilir yaklaşım, motivasyonun düşük olduğu günlerde bile başlayabilecek kadar küçük bir rutin oluşturmaktır. Örneğin “Bugün hiç çalışmak istemiyorum, o hâlde çalışmayacağım” yerine “Sadece 10 dakika başlayacağım, sonra devam edip etmeyeceğime karar vereceğim” yaklaşımı başlangıç direncini azaltabilir.
Motivasyon araştırmalarında öğrencinin kendisini yeterli hissetmesi, belirli ölçüde seçim hakkına sahip olması ve çevresiyle destekleyici ilişkiler kurması önemli unsurlar olarak ele alınmaktadır. 36 eğitim müdahalesini inceleyen Self Determination Theory temelli sistematik inceleme ve meta analiz, öğrencilerin özerklik ve yeterlilik ihtiyaçlarını destekleyen uygulamaların motivasyon açısından anlamlı sonuçlar gösterebildiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla çocuğa yalnızca “Ders çalışmalısın” demek yerine hangi dersten başlayacağı konusunda sınırlı seçim hakkı vermek, tamamlayabileceği küçük hedefler oluşturmak ve gelişimini görünür hâle getirmek daha işlevsel olabilir.
Öğrenciler program hazırlarken çalışma saatlerini ayrıntılı biçimde yazıp dinlenmeyi plansız bırakabilir, bunun sonucunda mola birkaç dakikalık ihtiyaç olmaktan çıkıp telefonda geçirilen belirsiz bir saate dönüşebilir. Programda ders kadar dinlenme saatlerinin de görülmesi, öğrenciye çalışmanın sonsuza kadar sürmeyeceğini gösterir. Özellikle okuldan geldikten hemen sonra yoğun bir derse geçmek yerine yemek, kısa dinlenme ve gerekiyorsa fiziksel hareket için kontrollü bir geçiş süresi bırakmak birçok öğrenci için daha uygulanabilir olabilir.
| Saat | Etkinlik | Amaç |
|---|---|---|
| 16.00 ile 16.45 | Eve dönüş, yemek ve dinlenme | Okuldan ev düzenine geçiş |
| 16.45 ile 17.15 | Ödev ve günlük okul tekrarı | Günün konularını kapatmak |
| 17.15 ile 17.30 | Kısa mola | Dikkati yenilemek |
| 17.30 ile 18.10 | Öncelikli ders çalışma bloğu | Zayıf veya önemli derse odaklanmak |
| 18.10 sonrası | Akşam yemeği ve kişisel zaman | Zihinsel dinlenme |
| 19.30 ile 20.00 | Kısa ikinci çalışma veya soru çözümü | Günün hedefini tamamlamak |
| 20.00 sonrası | Aile, hobi, hazırlık ve dinlenme | Günü dengeli biçimde kapatmak |
Bu tablo bütün öğrenciler için uygulanması gereken sabit bir program değildir; okuldan dönüş saati, yaş, kurs programı, sınav dönemi ve bireysel çalışma hızı değişeceği için süreler kişiselleştirilmelidir. Programın asıl amacı saatleri doldurmak değil, öğrencinin “Şimdi ne yapmam gerekiyor?” sorusuna sürekli yeniden karar vermek zorunda kalmasını önlemektir.
Yeni eğitim dönemindeki ilk dört hafta öğrencinin bütün yıl boyunca kullanacağı çalışma sistemini test edeceği bir pilot dönem olarak görülebilir. İlk hafta okul programına uyum, ikinci hafta ödev ve tekrar düzeni, üçüncü hafta soru çözümü ve dördüncü hafta ilk genel değerlendirme üzerine yoğunlaşmak, daha ilk günden bütün dersleri maksimum seviyeye çıkarmaya çalışmaktan daha gerçekçidir.
Örneğin 2026 basımlı güncel çalışma kitaplarını inceleyen öğrenci aynı anda beş soru bankasına başlamamalı, okulda ilerleyen konulara uygun bir ana kaynak belirlemeli ve tamamladığı bölümleri takip etmelidir. Sınav pratiği ihtiyacı ortaya çıktığında deneme sınavı kaynakları, çözemediği soruların mantığını anlamak istediğinde ise video çözüm desteği çalışma sistemine eklenebilir. Araçların aynı anda masaya yığılması değil, ihtiyaç ortaya çıktığında doğru aracın kullanılması önemlidir.
Yeni eğitim döneminde öğrencinin “Artık telefonu tamamen bırakıyorum” gibi çok sert kararlar alması birkaç gün içinde eski alışkanlığa dönmesine yol açabilir. Daha gerçekçi sistemde telefonun ders sırasında nerede duracağı, hangi saatlerde kullanılacağı ve özellikle uyku öncesinde ne zaman bırakılacağı belirlenmelidir. Çalışma masasına gelen bildirim, öğrencinin yalnızca birkaç saniyesini değil, yeniden derse dönmek için gereken zihinsel geçiş süresini de etkileyebilir; bu nedenle ders bloğu sırasında telefonun sessizde ve mümkünse masadan uzakta tutulması oldukça basit fakat etkili bir düzenlemedir.
Dijital araçların tamamen zararlı görülmesi de doğru değildir. eğitim amaçlı mobil uygulamalar, kelime tekrarı, video çözüm veya belirli kısa çalışmalar için planlı biçimde kullanılabilir. Sorun ekranın varlığı değil, öğrencinin ekrana hangi amaçla ve ne kadar süreyle baktığını kontrol edememesidir.
Yeni eğitim yılı başında kırtasiye ve kitap alışverişi öğrencide yeni başlangıç heyecanı oluşturabilir, fakat çok sayıda kitabın aynı anda alınması çalışma başarısını otomatik biçimde artırmaz. Beş farklı matematik kaynağında onar sayfa çözmek yerine bir ana kaynağın sistematik biçimde ilerletilmesi, yanlışların analiz edilmesi ve gerektiğinde ikinci kaynağın belirli bir amaç için kullanılması daha anlamlıdır. Öğrenciler farklı sınıf ve derslere yönelik eğitim kaynaklarını incelerken her kitap için “Bu kaynağı konu öğrenmek, soru çeşitliliği görmek, deneme yapmak veya eksik tamamlamak için mi kullanacağım?” sorusuna cevap vermelidir.
Ders Kafası kaynakları arasından seçim yapılırken de öğrencinin sınıf seviyesi, okulda ilerlediği konular ve mevcut performansı göz önünde bulundurulmalıdır. Başka öğrenciler tarafından sık tercih edilen seçenekleri görmek için en çok tercih edilen eğitim kitapları fikir verebilir, ancak en popüler kitabın her öğrenci için otomatik olarak en doğru kitap olmadığını unutmamak gerekir.
Bir öğrencinin motivasyonunu yalnızca sınav notlarına bağlamak risklidir, çünkü ilk sınav beklenenden düşük geldiğinde bütün çalışma düzeninin başarısız olduğu düşüncesi oluşabilir. Bunun yerine sonuç göstergelerinin yanına süreç göstergeleri eklenmelidir. Bu hafta beş gün planına uydu mu, geçen aya göre daha az işlem hatası yaptı mı, daha önce 25 dakikada çözdüğü testi artık 20 dakikada tamamlayabiliyor mu, yanlışlarını kendi başına açıklayabiliyor mu, kitap okuma düzenini sürdürebiliyor mu? Bunların tamamı gerçek gelişim göstergeleridir.
79 binden fazla öğrenciyi kapsayan araştırmaları inceleyen öğrenci motivasyonu meta analizinde, yeterlilik hissinin özerk motivasyonla güçlü biçimde ilişkili olduğu gösterilmiştir. Öğrencinin sürekli olarak başaramadığı alanları görmesi yerine küçük ilerlemelerini fark etmesi bu nedenle önemlidir. Bir çocuk 20 soruda sekiz yanlış yaparken birkaç hafta sonra aynı düzeydeki sorularda dört yanlış yapıyorsa hâlâ yanlış yapıyor olması gelişmediği anlamına gelmez; doğru yaklaşım, gelişimi görünür kılıp kalan dört yanlış üzerinde çalışmaya devam etmektir.
Programların çoğu hazırlandıktan sonra aylarca değiştirilmeden uygulanmaya çalışılır, oysa öğrencinin ders yükü, sınav tarihleri ve ihtiyaçları sürekli değişir. Haftada yalnızca 15 dakikalık bir değerlendirme, programın yaşayan bir sisteme dönüşmesini sağlar. Öğrenci pazar günü “Bu hafta neyi tamamladım, nerede zorlandım, hangi hedef gereğinden büyüktü, gelecek hafta hangi iki konu öncelikli?” sorularına cevap verebilir.
HAFTALIK DEĞERLENDİRME DİYAGRAMI
Bu haftanın hedefleri neydi?
↓
Hangilerini tamamladım?
↓
Tamamlanmayanlar neden kaldı?
↙ ↘
Program ağırdı Dikkat dağıldı
↓ ↓
Süreyi azalt Ortamı düzenle
↓
En çok hangi derste zorlandım?
↓
Hangi yanlış tekrar ediyor?
↓
Gelecek haftanın 3 önceliğini belirle
↓
Programı yeniden düzenle
Temsili öğrencimiz Arda, yeni eğitim dönemine büyük bir heyecanla hazırlanmış ve okul açılmadan önce kendisine oldukça ayrıntılı bir çalışma programı oluşturmuştu; programda okuldan sonra her gün yaklaşık dört saat ders, 50 sayfa kitap okuma, İngilizce kelime tekrarı ve hafta sonlarında iki tam deneme bulunuyordu. İlk üç gün planını uyguladı, ancak okul ödevleri yoğunlaşınca programın bazı bölümleri aksadı ve Arda birkaç gün içinde “Ben programlı çalışamıyorum” sonucuna ulaştı. Sorun motivasyon eksikliği değildi; program, gerçek okul yaşamına göre hazırlanmadığı için sürdürülemiyordu.
Arda'nın programından çalışmalar tamamen çıkarılmadı, yalnızca hedefler küçültüldü. Hafta içi iki ana ders bloğu yerine bazı günler tek blok bırakıldı, günlük okuma hedefi sayfa yerine 20 dakika olarak değiştirildi, tam deneme ilk aylarda haftada bire indirildi ve pazar akşamı değerlendirme eklendi. Birkaç hafta sonra Arda'nın toplam çalışma süresi ilk hazırladığı programdan daha az görünüyordu, fakat programı gerçekten uyguladığı için tamamlanan görev sayısı artmıştı. Bu örnek, yeni eğitim döneminin en önemli derslerinden birini güzel biçimde anlatır: İyi program öğrenciyi kâğıt üzerinde çalışkan gösteren değil, salı akşamı yorgun olduğunda bile uygulanabilecek kadar gerçekçi olan programdır.
| Dönem | Öncelik | Uygulama |
|---|---|---|
| Okuldan önceki 1 ile 2 hafta | Rutin oluşturma | Uyku saatini düzenleme, çalışma masasını hazırlama, geçen yılı değerlendirme ve kaynakları belirleme |
| 1. hafta | Uyum | Okul saatlerini gözlemleme, ödev düzeni oluşturma ve kısa günlük tekrar yapma |
| 2. hafta | Çalışma sistemi | Haftalık ders bloklarını oluşturma ve hangi dersin hangi gün çalışılacağını belirleme |
| 3. hafta | Soru çözümü | Konu tekrarlarının yanına düzenli soru çözümü ve yanlış analizi ekleme |
| 4. hafta | Değerlendirme | Eksikleri belirleme, gerekirse kısa deneme uygulama ve programı yeniden düzenleme |
Ailelerin yeni dönem heyecanıyla öğrencinin ders programına tamamen müdahale etmesi, her saatini kontrol etmesi ve ilk günden yüksek performans beklemesi kısa vadede düzen oluşturuyor gibi görünse de öğrencinin kendi çalışma sorumluluğunu geliştirmesini zorlaştırabilir. Öğrencinin yaşına uygun biçimde plan hazırlama sürecine katılması, hangi dersten başlayacağı veya hangi gün deneme yapacağı konusunda belirli seçimler yapabilmesi önemlidir. Aile, sistemin yöneticisi olmak yerine öğrencinin programının uygulanabilir olup olmadığını birlikte değerlendiren destekleyici bir rol üstlenebilir.
“Bugün kaç soru çözdün?” sorusunun yanında “Bugünkü çalışmada en çok nerede zorlandın?”, “Programın hangi kısmı iyi çalıştı?”, “Yarın neyi farklı yapacaksın?” gibi sorular kullanmak öğrencinin kendi öğrenme sürecini değerlendirmesine yardımcı olur. Ders Kafası ile çalışılan dönemlerde de ailenin kitapta kaç sayfanın kaldığını sürekli takip etmesinden çok öğrencinin düzenli ilerleyip ilerlemediğini ve yanlışlarını nasıl değerlendirdiğini gözlemlemesi daha yararlıdır.
Yeni başlangıç heyecanının sağlıklı bir çalışma sistemine dönüşebilmesi için bazı yaygın hatalardan özellikle kaçınmak gerekir. Öğrencinin bütün günü dersle doldurması, başarısız olduğu bütün konuları aynı anda düzeltmeye çalışması, arkadaşlarının programını birebir kopyalaması, bir haftada uygulanamayan program nedeniyle kendisini disiplinsiz ilan etmesi, yalnızca sevdiği derslere yönelmesi, her ders için birden fazla kaynağa başlaması ve dinlenmeyi zaman kaybı olarak görmesi bu hataların başında gelir. Program öğrenciye hizmet etmelidir; öğrenci programa hizmet etmek zorunda değildir.
Yeni eğitim dönemine hazırlanırken öğrencinin ihtiyacı olan şey kusursuz bir defter düzeni, odanın duvarını kaplayan dev bir çalışma programı veya okul başlamadan bütün eksiklerini bitirmek değildir; asıl ihtiyaç, uykudan çalışma saatlerine, ders tekrarından soru çözümüne, mola düzeninden kaynak seçimine kadar günlük hayatta gerçekten sürdürülebilecek küçük alışkanlıkların oluşturulmasıdır. Büyük hedefler yön gösterir, fakat öğrenciyi hedefe götüren şey pazartesi akşamı yapılan 30 dakikalık çalışma, çarşamba günü yeniden hatırlanan eski konu, cumartesi çözülen denemenin analizi ve pazar günü yapılan kısa haftalık değerlendirme gibi küçük davranışlardır.
Motivasyonun da her gün aynı düzeyde olmayacağı kabul edilmelidir. Bazı günler öğrenci masaya büyük bir istekle otururken bazı günler ilk soruya başlamak bile zor gelebilir; iyi çalışma sistemi tam da bu ikinci günler için gereklidir. Programın gücü, öğrencinin en motive olduğu gün ne kadar çok çalıştırdığıyla değil, motivasyonunun düşük olduğu gün tamamen kopmasını ne kadar engellediğiyle ölçülmelidir.
Ders Kafası ile oluşturulan yeni dönem düzeninde kaynaklar, denemeler ve dijital destekler öğrencinin yerine çalışan araçlar değil, öğrencinin kendi öğrenme sistemini güçlendiren yardımcılar olarak değerlendirilmelidir. Öğrenci hangi konuda eksiği olduğunu biliyor, haftalık hedeflerini gerçekçi biçimde belirliyor, çalışmalarını zamana yayıyor, yanlışlarını analiz ediyor ve programını gerektiğinde değiştirebiliyorsa yeni eğitim dönemine yalnızca okul çantasıyla değil, güçlü bir öğrenme sistemiyle hazırlanmış olur.
Yeni döneme başlarken hatırlanması gereken en önemli cümle şudur: İlk hafta mükemmel olmak zorunda değilsiniz; önemli olan ilk haftada kurduğunuz düzenin ekim, kasım ve sınav dönemlerinde de devam edebilmesidir. Yeni eğitim yılı bir sprint değil, aylar sürecek bir yolculuktur ve bu yolculuğun en güçlü öğrencisi ilk gün en hızlı koşan değil, temposunu doğru belirleyip yol boyunca devam edebilen öğrencidir.

LGS’ye ilk kez hazırlanan öğrenciler için konu anlatımı, soru bankası ve deneme kaynaklarının hangi sırayla kullanılması gerektiğini öğrenebilirsiniz.
Devamını oku >
Yeni eğitim dönemi başlamadan önce öğrencilerin ders, kaynak, zaman planı ve motivasyon açısından yapması gereken 10 önemli hazırlığını uzmanlarımızdan öğrenin.
Devamını oku >
Okula dönüş sürecinde verimli ders çalışma düzeni kurmak, zamanı planlamak ve sürdürülebilir çalışma alışkanlığı kazanmak için önerileri uzmanlarımızdan dinleyin.
Devamını oku >
6. sınıf Sosyal Bilgilerde harita ve kavram sorularını daha iyi çözmek için etkili çalışma, tekrar ve soru çözüm yöntemlerini detaylı olarak keşfedin.
Devamını oku >
7. sınıf Sosyal Bilgiler dersinde ezber yerine yorum gücünü geliştiren çalışma, soru çözme ve bilgiyi ilişkilendirme yöntemlerini keşfedebilirsiniz.
Devamını oku >
LGS İngilizce sorularında kelime eksiğini kapatmak için etkili ezber, tekrar ve soru çözüm teknikleriyle kelime bilginizi geliştirebilirsiniz.
Devamını oku >
5. sınıf öğrencileri için İngilizce kelime ezberini kolaylaştıran etkili çalışma yöntemlerini, kalıcı öğrenme tekniklerini ve pratik önerileri keşfedebilirsiniz.
Devamını oku >
LGS matematik yeni nesil sorularında başarılı olmak için problem çözme, zaman yönetimi ve doğru çalışma tekniklerini içeren 7 etkili adımı keşfedebilirsiniz.
Devamını oku >
LGS Öğrencileri İçin Sabah mı Akşam mı Ders Çalışmak Daha Verimli? sorusunun yanıtını bu yazımızda bulabilirsiniz.
Devamını oku >
TYT matematikte temeli zayıf olanlar için etkili çalışma planını, temel konu sıralamasını ve başarıyı artıran ipuçlarını öğrenin.
Devamını oku >
Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, 3, 4 ve 5 yaş okullaşma oranlarına ilişkin, "Yılın sonunda bu oranları çok daha yüksek noktalara taşıyıp, özellikle 5 yaşı yüzde 100'e tamamlayıp, 3 ve 4'ü de önemli oranda arttırarak OECD ortalamasına inşallah yaklaştırmı
Devamını oku >
Olumsuz hava koşulları ve lodos nedeniyle bugün Kocaeli, Bursa, Sinop, Tekirdağ, Düzce, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Bartın ve Sakarya'da da yüz yüze eğitimin bir gün süreyle tatil edildiği açıklandı. Kaynak: 10 ilde daha okullar tatil edildi.
Devamını oku >
Milli Eğitim Bakanlığı, bazı vekillerin ücretli öğretmen ve aldıkları ücretle ilgili verilen yazılı soru önergesini cevapladı.
Devamını oku >
YÖK, 193 üniversiteye ait 2020 yılı üniversite izleme ve değerlendirme raporlarını yayımladı.
Devamını oku >
24 Kasım Öğretmenler Günü tüm yurtta coşkuyla kutlanıyor. Tüm illerde ve bütün eğitim kademelerinde yapılan farklı etkinlikler, renkli görüntülere sahne oldu. Öğretmenlere olan sevginin anlatıldığı şiirlerin okunduğu, çiçeklerin verildiği 24 Kasım Öğretme
Devamını oku >
Milli Eğitim Bakanı Özer, "Türkiye tarihinde ilk kez öğretmenler kapsamlı ve bütüncül bir meslek kanununa kavuşmuş olacaklardır. Öğretmenlik Meslek Kanunu sayesinde, öğretmenlik bir kariyer mesleği olarak tanımlanabilecek, adaylık, öğretmenlik, uzman öğre
Devamını oku >


MEB, lise öğrencilerine yönelik 15 bin sorudan oluşan Mobil Soru Bankası uygulamasının erişime açıldığını duyurdu.
Devamını oku >© 2020 Ders Kafası Tüm hakları saklıdır.